Archive for the 'Gündem' Category

10 Aralık’taki Ay tutulmasına dikkat!’

Gündem No Comments »

Zeynep Değirmencioğlu nun 2012 beklentileri…

İngiltere Kraliyet Akademisi’ne bağlı bir “gizem okulu”ndan mezun olduğunu söyleyen Zeynep Değirmencioğlu, kendi hikâyesini, astrolojiyi ve gelecekte Türkiye’yi nelerin beklediğini anlattı

Zeynep Değirmencioğlu, kendi sorularına yanıt bulmak için 1974’te astrolojiyle uğraşmaya başlamış. Tam 7 yıl bir üniversite hastanesinde misafir araştırmacı olarak çalışmış. Binlerce harita incelemiş. Ama onun hayatındaki en ilginç, ona yön veren hikâye Yunanistan’da eski bir kadim bilimler okuluna giden babaannesi. Değirmencioğlu da babaannesinin izinden yürümüş, o da İngiltere Kraliyet Akademisi’ne bağlı benzer bir okula gittiğini belirtiyor. Pek çok ünlü danışanı var ama “bir tür Hipokrat yemini ettiğini” söyleyerek isimlerini açıklamıyor. İşte gizemli bilimlerin peşinde hayatın gerçeğini arayan Değirmencioğlu’nun hikâyesi ve Türkiye’nin 2012 yıldız haritasının sonuçları…

Kimdir Zeynep Değirmencioğlu? Hayata değişik pencerelerden bakmayı daha 4 yaşında öğrenmiş bir varlık, cevabını veririm. Beni müthiş etkileyen babaannemden, onun yetiştiği ve yine beni çok etkileyen yaradılışın sırlarını, ruhun derinliklerini öğreten bir “gizem okulu”ndan söz edebilirim sonra…

O zaman biz de, nedir bu “gizem okulu” diye sorarız… Bu, aslında bir öğreti. Bu okullar eski Mısır’dan bu yana gelir. Oralarda eğitim almış filozoflar bu okulu Avrupa’ya taşımış. Kısaca, Antik Yunan’dan Roma’dan günümüze gelen bilimi okutan bir okul.

Cehaletime verin ama Harry Potter’ın okulu gibi mi? Tam olarak öyle sayılmasa da burada da sihir var. Gizem okulları geçmişte 20 yıl eğitim verirmiş.

Neredeyse ömrün üçte biri… İyimser bakarsak dörte biri aslında. Ama 20 yıl süren eğitimde, kişinin içinde kayıtlı olan bilgilerin aklında uyanmasını ve dünyayı geleceğe taşıyarak öncülük yapmasını sağlayan bilimleri okumuşlar. Antik, kadim dilleri ve sembolizmi öğrenmişler…

Demek babaanneniz bu okullardan birinden çıktı. Neydi okulun adı? Babaanneminki, Girit’teki hermetik okulların sonuncusu. Ama adını bilmiyorum. Ben de İngiltere’de Kraliyet Akademisi bünyesinde hermetik bir okula gittim.

Kadim diller nedir peki? Bugün unutulmuş diller. Mesela Mu medeniyetinin lisanı. Antik dillerden biri de Hintlilerin kullandığı Sanskiritçe. Ayrıca İsa’nın ve Musa’nın da bu okullardan yetiştiği ifade edilir. I Burayı tam anlayalım. İfade mi edilir, rivayet mi? Rivayet değil. Tarihte ifade edilmiş. Mesela Musa’nın orada okuduğu, sonra kazayla birini öldürdüğü için okuldan kaçıp dağa çıktığı anlatılır.

Bu okullar dine aykırı değil mi? Hiçbir bilim, dine aykırı değil. Bu okullarda kozmoloji de öğretiliyordu.

SİHİR VE KEHANET

Nedir Kozmoloji? Cosmos’tan mı geliyor? Gök bilimin o zamanki ezoterik tanımı. Psikoloji, fizik, özel bir tıp olan arşimi gibi bilimler de öğretilirdi.

“Arşimi ne” diye soracağım beni döveceksiniz… Arşimi; maden, sıvı, otlar ve bazı maddelerin karışımıyla yeni bir madde elde edilmesidir. Günümüzdeki kimyanın ilk uygulanışı.

Yine aynı yere döneceğim ama Harry Potter’daki gibi şeyler mi öğretiliyor ? Bunlar okült sanatlar. Burada devreye sihir ve kehanet de giriyor. Ayrıca astroloji de öğretiliyordu.

Peki bütün bu öğretileri alan kişilerin ortak özelliği neydi? Bunlar maddede manayı bulan, ruh uyandırıcılar, karakter dökümcüler, toplum organizatörleri, var edilen hakikat uğruna ölümü yararlı ve yüce bir eylem olarak bellemiş, adanmış kişilerdi. Bu insanlar edebiyat ve sanatın temelini atmıştır.

Herhalde okulların mantalitesi de buydu; maddede manayı bulmak. İnsanlığa atfedilen de budur. İnsan dediğimiz varlık, bitki ve hayvan türlerinin üstündedir. Diğer tarafta meleklerin de üstündedir.

‘İYİ VE KÖTÜ YOK’

Ya kötülük yapma sanatı? Kötülük yapma sanatı öğretilemez. Kötülükten korunma sanatı öğretilir. İyi ve kötü diye bir şey yoktur, insanın algılama farklılığı vardır. Düşüncenin olumsuz oluşu vardır. Kötü insan yoktur, aklın işletiliş biçimi kötüdür.

Astrolojiye değinmek istiyorum. Biliriz ki, Tanrı ile kul arasına girilmez. Astrolojik haritalara inanan bu kuralı bozar mı? Hayır. Eğer kişi gereken saygıyla astrolojiyi uyguluyorsa Tanrı ile kul arasına girmez. Astroloji, okulun, doğmadan önce yaradanıyla dünya boyutunda yapacaklarını anlattığı sözleşmeyi tercüme eder.

Siz böyle bir sözleşmeyle mi geldiniz dünyaya? Onu söyleyemem. Her insan bir sözleşmeyle doğar, sonra bunun ana hatlarını unutur, unuttuklarını hatırlatan bir araçtır astroloji.

‘ASTROLOJİ BİLİMİN ÇATISIDIR’

Nedir bu astroloji? Bugün bir müspet ilim olarak kabul edilen astronominin doğuşundan tutun da, müzik, hukuk, tarım, tıp astrolojinin gözlemleriyle vücut bulmuş bilimlerdir. Kısaca bilimin çatısıdır. Bugün artık müspet ilimlerden sayılmaya gidiyor, iade-i itibar kazanıyor astroloji.

Bilimin çatısı? Bu çok iddialı bir laf değil mi? İddialı ama öyle. Bu konuyla 28 yıldır ilgileniyorum. Bugünkü bilim insanları da, antik çağda yaşamış filozoflar da aynı konuda birleşiyor: Gökyüzü incelenmiş, insan içindeki tohumlar çatlamış.

Astolog olunmaz doğulur diyorsunuz. Bir sürü astrolog var, herkes kendine göre harita çıkarıyor. Bu kişiler için biz astrolog kelimesini kullanmayız, “yıldız bilimini inceliyor” deriz. Hiçbir zaman “şu olacak” gibi kesin bir cümle kullanamazsınız. Olasılıklar ve kişinin potansiyelini anlatır. Astroloji kişinin sözleşmesindeki seçimlerinin hayata geçirilmesini sağlar.

İnsanların kaderlerini yönlendirmiyorum diyorsunuz yani. Hem hayır hem evet. İnsana varoluş yörüngesini uygun kullanırsa kendine de, evrene de, ülkesine de nasıl faydalı olacağını gösteriyoruz. Yeteneğini bulduruyoruz, kendine hükmetmesini sağlıyoruz.

‘2012’DEN İTİBAREN TÜRKİYE’NİN ÖNÜ AÇIK’

2012’de Türkiye’yi neler bekliyor? Girdiğimiz süreçte dikkat çeken, ezber bozacak önemli bir hadise var. O da 10 Aralık 2011’deki tam Ay tutulması.

İyi bir şey mi bu? İyi, güzel ve umutlu konuşmak isterim. Bundan önceki tutulmaların sonları, doğal afetleri, olumsuzlukları ifade etmişti. I Makus talih bu kez değişiyor mu? Öyle. Bu tutulma 45 gün içinde terörde dalgalanmalar yapıp sonra düzelmeye geçişi sağlayacak gibi görünüyor.

Yani Ay tutulmasından 45 gün sonra teröre çözüm yolu açılabilir mi? Ayrıca ekonomi, tarım ve eğitimde de birtakım düzenlemeler olacak.

Ya Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz? Bu işten sorumlu devlet bakanımız Egemen Bağış Boğa burcu. Güneş 2 derece 25 dakika Boğa’da. Ay burcu da Akrep’te, Türkiye’yi savunabilecek güç Egemen Bağış’ta vücut bulmuş.

Tamamen siyasi görüşün dışında bir yorum yapıyorsunuz herhalde? Tabii. Potansiyelini okuyorum.

Avrupa Birliği’nin durumu da pek parlak görünmüyor. Belki yeniden adlandırılacak çünkü ivmesini tamamladı.

Türkiye’nin bu gelişmelerde rolü olacak mı? Birliğin yeniden yapılanmasına Türkiye destek olacak. Ayrıca Türkiye pek çok komşu ülke için de önem arz ediyor.

‘DÜNYA DONACAK’

Ne gibi bir önem bu? Tarıma ağırlık verilmeli, çünkü gelecekte 7 ay sürebilecek iklim değişikliği, bir donma zamanı geçirecek dünya. Ve Türkiye dünyanın tahıl ambarı olmaya müsait. I Ülkenin geleceği parlak diyorsunuz . Evet çünkü bu toprağın üzerindeki kutsal üçgen, manasını günümüze indiriyor.

Kutsal üçgen mi? O nedir? Türkiye’nin üzerinde; ruhsallığı sembolize eden, insan ve Tanrı arasındaki enerjiyi içimizde uyandıran, üç gezegen arasında kutsal üçgen diye tanımlanan bir açı var.

Faydası ne bu açının bize? Bu açı, bu coğrafyanın korunduğunun göstergesi.

Türkiye Allah koruması altında mı? İlahi sistem tarafından korunuyor diyelim.

Başka iyi haberleriniz var mı? 2012’de çok önemli bir gelişme daha olacak. 12 Kasım’da tam Güneş tutulması var. Bu tutulma, ülke üzerinde öyle köklü ve durdurulamaz bir değişime neden olacak ki, Türkiye dünyanın dikkatini bir kez daha çekecek bir zıplama yapacak.

Nasıl bir zıplama sözünü ettiğiniz? Şu anda Ortadoğu ve komşu ülkeler iç kargaşa yaşıyor. Türkiye ağabey rolüyle fazla kan dökülmesini engelleyici bir misyon üstlenecek.

haberturk


Aranan Kelimeler: 10 aralık 2011 ve astrolojik önemi, astroloji bilimi, balık burcu 10 aralık ay tutulması, lale devrindeki 10aralıktaki

Euro 5’inci lideri de koltuğundan edecek

Gündem No Comments »

İspanya’da bugün yapılacak erken genel seçimlerde anket sonuçlarına göre muhalefetteki sağ görüşlü Halk Partisi (PP) zaferle çıkacak

Böylece İspanya Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero, Euro Bölgesi krizinin koltuğundan ettiği beşinci lider olacak.

Kriz nedeniyle daha önce İrlanda, Portekiz, Yunanistan ve son olarak da İtalya’da hükümetler değişmek zorunda kalmıştı. Yüzde 23 oranında işsizliğin olduğu İspanya, Euro Bölgesi’ne girdiğinden beri en büyük borç yükü ile karşı karşıya. İspanyollar, maaş kesintileri ve emekli maaşlarının dondurulması ile boğuşuyor.

1996-2004 yılları arasında koalisyon hükümetine liderlik eden Halk Partisi’nin lideri Mariano Rajoy, seçim kampanyasında iktidarları döneminde yüzde 6.5 oranındaki bütçe açığını kapatmayı başardıklarını sık sık hatırlatmıştı.

Son rakamlara göre, İspanya’nın bütçe açığının mille gelire oranı yüzde 9.5’lerde, cari açığı ise milli gelirin yüzde 15’lerini buluyor.


AB de kemer sıkacak

Gündem No Comments »

Avrupa Birliği 15 saat süren yoğun bir pazarlığın ardından 2012 bütçesinin 129 milyar euro olması konusunda ön anlaşmayı sağladı.

Kriz nedeniyle üye ülkelerden harcamaları kısmaları istenirken AB’nin de bu yönde hareket etmesi konusunda baskı yapıldı

Bir yandan Euro Bölgesi’nde yaşanan krizin etkisini dikkate alarak kemer sıkmaya diğer yandan da mevcut çarkların dönmesini sağlamaya çalışan Avrupa Birliği’nde, 15 saat süren yoğun bir pazarlığın ardından 2012 bütçesinin 129 milyar euro olması konusunda ön anlaşma sağlandı. Varılan uzlaşı, “herkes kemer sıkarken AB bütçesinde belirgin artış olmaması gerektiği” tezini savunanların zaferi olarak görülüyor.

İngiltere’nin başını çektiği ve Hollanda, Avusturya, Finlandiya, Danimarka ile İsveç’in yer aldığı grup, krizin dikkate alınması ve ülkelerden harcamaları kısmaları istenirken Brüksel’in de bu yönde hareket etmesi gerektiği konusunda bastırdı.

Pazarlıklar sonucunda yeni bütçenin 2011 bütçesine oranla yüzde 2.02 oranında daha fazla olması ve 129 milyar euro ile sınırlanmasına karar verildi. Uzlaşıya varılan oran hem kemer sıkıldığını gösteren hem de sınırlı da olsa bir artış oranı içermesiyle büyümeye katkı sağlamayı amaçlayan bir niteliğe sahip.

Üye ülkelerin gösterdiği tasarruf yaklaşımının AB düzeyinde benimsenmesinin yaşamsal öneme sahip olduğunu düşünen İngiltere, yüzde 2.02’lik artıştan son derece memnun. Bütçe, çarşamba günü AB Komisyonu’nun açıklayacağı paketle bir kez daha gündeme gelecek.

milliyet


Ette 7 puan KDV indirimi geliyor

Gündem No Comments »

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, toptan ette KDV’nin yüzde 8’den, yüzde 1’e indirileceğini bildirdi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Dünya Türk Girişimciler Kurultayı’nın 8 bakanın katılımı ile gerçekleşen interaktif oturumunda yaptığı konuşmada, iş dünyasının hoşuna gideceğini düşündüğü bir konuyu açıklayacağını belirterek, toptan ette KDV’nin yüzde 8’den, yüzde 1’e indirileceğini bildirdi.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın onayı ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in desteğiyle bu uygulamaya gittiklerini ifade ederen Eker, Başbakan’ın halkın tükettiği temel gıda maddeleriyle ilgili konularda çalışma yapılması talimatı verdiğini söyledi. Bakan Eker, toptan ette KDV’nin yüzde 8’den yüzde 1’e düşürülmesinin kayıt dışılığın önlenmesi açısından çok önemli bir adım olduğunu belirterek, şunları söyledi: “İkincisi, geriye doğru tüketiciye de bu aynı şekilde yansır. Dolayısıyla et fiyatlarında da bu bir miktar düşüşe yol açar. Oran yüzde 8, yüzde 1’e düşüyor, ama bazı şeylerin psikolojik etkisi fiziki etkisinden daha önemlidir, daha büyüktür. Burada böyle bir şey söz konusu. Sonuçta artık tüketici de üretici de bu işi işleyen bir manada et sanayicisi de sonuçta daha az vergi ödeyecek, daha az vergi ödeyeceğinden dolayı bunun tüketici fiyatlarına, perakende fiyatlarına mutlaka bir olumlu etkisi olacak. Diğer kalemlerde vergi oranları düştüğünde bunun bir etkisi oluyor, bunda da var. Fiyatları bir miktar aşağı çekeceğini düşünüyoruz.”

Sektördeki yük azalsın

KDV indiriminin kayıt içine alma oranını da artıracağını ifade eden Eker, şöyle konuştu: “KDV indirimi devlet açısından da daha fazla gelir getirmesi beklentisi taşıyor. Bizim esas birinci amacımız, bu sektör üzerindeki vergi yükü azalsın. Bir gıda maddesidir, temel tüketim maddesidir, insanlar vergi sebebiyle daha yüksek bir fiyatla ürün almasınlar. Bizim Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak birinci hedefimiz bu. Ama bunun aynı zamanda ülke ekonomisine de katkısı olur. O da kayıt içine alma ile ilgili bir yan etkisi de olacaktır.”

KDV indiriminin kapsamı genişler

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın halkın tükettiği, murfakla ilgili temel gıda maddeleriyle ilgili konularda çalışma yapılması talimatını verdiğini bildiren Bakan Mehdi Eker, “Dolayısıyla bu konuda da biz Maliye Bakanlığımızla çalışıyoruz. Bundan sonra biraz daha hızlı çalışacağız” diye konuştu. Sırada hangi ürünlerin olduğunun sorulması üzerine Eker, 2007 yılında çok sayıda gıda maddesinde bir indirim yaptıklarını hatırlatarak, “Bir kısmının oranı yüzde 18 iken yüzde 8’e , bazıları yüzde 8’den yüzde 1’e indirilmişti. Şimdi bu safhada etle başladık. Diğer temel gıda maddeleri ile arkası gelecek. Kapsam genişletilecek” diye konuştu.

Şimşek: Bütçeye fazla etki yapmaz

MALİYE Bakanı Mehmet Şimşek, toptan etteki KDV indiriminin bütçeye önemli bir etki yapmasını beklemediklerini bildirdi. Şimşek, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen Dünya Türk Girişimciler Kurultayı sonrasında, toptan etteki KDV indirimine ilişkin soruya, “Son, et ve bulgurla ilgili KDV indirimi toptan satışlar için geçerlidir. Amaç, kayıt dışılığını azaltmaktır. Söz konusu sektörlerde, bulgurda olsun ette olsun önemli bir kayıt dışılık söz konusudur. Toptan satışlarda KDV’yi yüzde 8’den yüzde 1’e düşürüyoruz. Ama perakende satışlarda bir KDV değişikliği söz konusu değildir” dedi. Şimşek, bunun bütçeyi etkileyip etkilemeyeceği sorusuna ise “Önemli bir etki yapmasını beklemiyoruz” karşılığını verdi.

Girişimci sağa-sola çarpmasın diye yine model hazırlıyoruz

EKONOMİ Bakanı Zafer Çağlayan, ticaret müşavirliklerinin sayısının 250’ye çıkarıldığını ve bu sayının önümüzdeki dönemde daha da artırılacağını belirterek, yurt dışında yaşayan bütün işadamlarının sorunlarının müşavirliklerin nezdinde çözüleceğini anlattı. Çağlayan, şu anda çok önemli bir proje üzerinde TOBB ile birlikte çalıştıklarını da vurgulayarak, “Yeni iş kurma, girişimcilerin sağa sola çarpmadan, başına bir kaza gelmeden yatırım yapabileceği, onlara en doğru adreslerin en iyi şekilde gösterildiği yeni bir modeli de çok yakın bir sürede açıklayacağız” dedi. Teşvikleri de yıl sonunda bitireceklerini bildiren Çağlayan, bütün bakanlıklar tarafından desteklenen yeni teşvik sisteminde TOBB’un da muhatap alınacağını vurguladı. Çağlayan, şu bilgileri verdi: “Yeni teşvik sistemi cari açığı esas alacak, Türkiye’de üretilmeyen malların Türkiye’de üretilmesini sağlayacak. 2001’de birçok ülkenin büyükelçilerinin ellerinde Türk firmalarının listelerini görmüştüm, Türkiye’deki firmaları ucuza kapatmak için seferber olmuşlardı. Allah’a şükürler olsun, bakın biz artık Avrupa’daki şirketleri bir bir almaya ve onlarla ortaklık kurmaya başladık.”

Dünyadaki Türk Bilim Adamları Kurultayı 2012’de toplanacak

BİLİM Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, 8 bakanın katıldığı interaktif oturumda Dünya Türk Girişimciler Kurultayı gibi bir kurultayı da 2012’de dünyadaki Türk bilim adamlarını biraraya getirerek biz düzenlemeyi planladıklarını açıkladı. Kendisine en yoğun yerli otomobil konusunda soruların yöneltildiğini belirten Bakan Ergün, şu açıklamaları yaptı: “Otomotiv sektöründe Türkiye’nin 50 yıllık bir birikimi var. Artık hükümetin programına da yerli otomobil girdi. Hem içten yanmalı motorlarda, hem de elektrikli araçlarda bu atılım birlikte yapılabilecek” dedi. Elektrikli otomobillerin kullanımıyla ilgili çok ciddi teşvik adımı atıldığını ifade eden Ergün, şöyle devam etti: “Ancak elektrikli otomobillerle ilgili henüz daha son sözler söylenmedi. Daha alınması gereken mesafeler var. ARGE çalışmaları özellikle elektrikli araçlarda çok daha yoğunu bir şekilde devam ediyor. Bunlar Türkiye’de de devam ediyor. Türkiye’de çıkacak markanın elektrikli araç olması veya içten yanmalı motorlu bir araç olması bizim açımızdan fark etmiyor, iki açıdan da teşvik eden bir yaklaşım içindeyiz.”


Ette KDV düşürüldü

Gündem No Comments »

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Toptan ette KDV yüzde 8 di, bunun yüzde 1 olması kararlaştırıldı dedi

Eker, Dünya Türk Girişimciler Kurultayı’nın 8 bakanın katılımı ile gerçekleşen interaktif oturumunda yaptığı konuşmada, aslında iş dünyasının hoşuna gideceğini düşündüğü bir konuyu açıklayacağını belirtti.

Bakan Eker, ”Toptan ette KDV yüzde 8′di, bunun yüzde 1 olması kararlaştırıldı. Huzurunuzda arkadaşım Mehmet’e (Maliye Bakanı Mehmet Şimşek) teşekkür ediyorum, destek verdi. Tabii sayın Başbakan’ımıza çok şükran borçluyuz, Başbakan’ımızın onayı ile oldu. Geçen pazartesi günkü Bakanlar Kurulunda bu konu kararlaştırıldı. Sayın Başbakanımızın bir talimatı daha oldu, bu gıdada mümkün mertebe bunun çalışılması yönünde… Dolayısıyla bunu da sizinle paylaşmak istiyorum” dedi.


TFF’ye polis baskını

Gündem No Comments »

Futbolda Şike soruşturması kapsamında Türkiye Futbol Federasyonu nun İstinye deki binasında sabah erken saatlerde arama yapıldı

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanvekili Göksel Gümüşdağ gözaltına alındı. Gümüşdağ ifadesinin alınması için Emniyet’e götürüldü.

Gümüşdağ, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne gelerek sağlık kontrolünden geçti. Gümüşdağ’ın yanında polisin olmaması dikkat çekti. Gümüşdağ, gazetecilerin sorularına yanıt vermedi.

Daha önce soruşturma kapsamında 31 kişi tutuklanmıştı.


Kılıçdaroğlu davayı kaybetti

Gündem No Comments »

Yozgat Belediye Başkanı Başer, Kılıçdaroğlu na açtığı tazminat davasını kazandı

Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında açtıkları davayı kazandıklarını bildirdi.

Başer, Avukatı Fahri Açıkgöz ile belediye meclisinde yaptığı açıklamada, 2008 yılında Kemal Kılıçdaroğlu’na partisinin grup başkan vekili iken Yozgat Belediyesi’ni hedef alan açıklamalarından dolayı tazminat davası açtıklarını hatırlattı.

Başer, ”Belediye başkanlığımızı hedef alan ve zan altında bırakan, çamur atma nedeniyle biz bunların aslının olmadığına dair Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na 20 bin TL tazminat davası açmıştık. Bu dava dün itibariyle bizim lehimize sonuçlandı. Yargılama işlemleri devam ediyor. Ama buradaki ayağı tamamlanmış oldu. Yalanla iftira ile bir yere gidilemediğini bu mahkeme kararı ile tescil etmiş olduk” diye konuştu.

Avukat Fahri Açıkgöz ise Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2008 yılında Yozgat Belediyesi’nin hizmetlere çamur atmak mahiyetinde basına açıklama yaptığını belirtti.

Kılıçdaroğlu’nun söz konusu basın açıklamasında Yozgat Belediyesi’nin yeşil alan çalışmalarının tamamen usulsüz olduğunu, yolsuzluk yapıldığını ve yetim hakkı yenildiğini iddia ettiğini anımsatan Açıkgöz şunları söyledi:

”Biz, 2009 yerel seçimlerine yatırım yapan Kılıçdaroğlu’nun siyasi rant elde etme çabasının sonucunda böyle bir açıklama yaptığını ifade etmiştik. (Çamur at, tutmazsa izi kalsın) zihniyeti sonucunda Yozgat Belediyesine, başkanına ve o dönemde Yozgat Belediye Meclisi üyelerinin tamamına çamur atılmıştı. Bunun sonucunda Kemal Kılıçdaroğlu hakkında 20 bin liralık tazminat davası açmıştık. 2008 yılından bugüne belediyemizin yaptığı hizmetler hem Danıştay, hem de İçişleri Balkanlığı’nın göndermiş olduğu müfettişler tarafından incelenmiştir. Yapılan incelemelerde hiçbir usulsüzlük olmadığı, yapılan harcamaların tamamen kamunun menfaati doğrultusunda Yozgat’ın güzelleştirilmesi ve yeşillendirilmesi noktasında olduğu yönünde rapor verildi.”


Sovyetler Birliği yeniden mi doğuyor?

Gündem No Comments »

Avrupa Birliği ne büyük rakip geliyor. Avrasya Ortak Ekonomik Alanının kurulması için ilk imzalar atıldı.

Rusya’nın başkenti Moskova’da yapılan zirvede Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev, Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev ve Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandır Lukaşenko bir araya gelerek Avrasya Ortak Ekonomik Alanı’nın hayata geçirilmesi için hazırlanan anlaşmayı imzaladı.

2010 yılından bu yana kendi aralarında Gümrük Birliğine gitme kararı alan ve Gümrük Birliği kurallarını kendi sınırlarında uygulayan Rusya, Kazakistan ve Belarus, özellikle eski SSCB üyesi bölgedeki diğer devletlerin de katılımıyla Avrasya Ortak Ekonomik Alanını kurmayı hedefliyor.

Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ile Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev, yaptıkları açıklamalarda 1 Ocak 2012’den itibaren hayata geçirileceğini duyurdukları Avrasya Ortak Ekonomik Alanı, ileride ortak para birimine de geçilmesi gibi pek çok unsuru içinde barındıran bir entegrasyon öngörüyor Rusya Devlet Başkanı Medvedev Avrasya’da ekonomik entegrasyon öngören Avrasya Ortak Ekonomik Alanı’nın tam olarak 2015’ten önce tamamlanabileceğini söyledi.

Avrasya Ortak Ekonomik Alanı 1 Ocak 2012’den itibaren Rusya, Kazakistan ve Belarus’la resmen başlatılmış oluyor. İleride Avrasya Birliği adını alması hedeflenen birliğe Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan, Azerbaycan, Ukrayna, Gürcistan gibi eski SSCB üyesi ülkelerin de dahil olabileceği belirtiliyor.


‘Sülüman’, 10 bin TL tazminat ödeyecek

Gündem No Comments »

Sultan Süleyman ı 10 bin TL tazminat ödeceyecek

İZMİRLİ besteci Mustafa Diker, ulusal bir televizyon kanalında yayınlanan ‘Muhteşem Yüzyıl’ dizisinde ‘Sultan Süleyman’ karakterini canlandıran ünlü oyuncu Halit Ergenç’e, İbrahim Tatlıses’in söylediği ‘Ben insan değil miyim’ adlı şarkının bestecisinin, üç yıl önce ölen babası Sait Ergenç olarak gösterilmesi nedeniyle açtığı tazminat davasını kazandı. Mahkeme, Sait Ergenç’in varisi olan Halit Ergenç’i 10 bin lira tazminat ödemeye mahkum etti.

Geçmişte bir plak şirketi de bulunan Mustafa Diker, avukatı Yavuz Dursun aracılığıyla mahkemeye verdiği dava dilekçesinde, yıllardan bu yana müzisyenlik yaptığını, geçimini bu yolla sağladığını belirtti. Mustafa Diker, "Mesleğim gereği söz ve müziği bana ait olan pek çok eserim bulunmakta. Bunlardan bir tanesi de, İbrahim Tatlıses’in seslendirdiği ‘Ben insan değil miyim’ isimli parçadır. Üzerindeki fikri mülkiyet hakkını korumak amacıyla, eserin bana ait olduğuna dair noter tasdiki var. Beste bana ait. Bunu piyasaya süren müzik şirketinden de şikayetçiyim. Bestenin sahibi olduğunu iddia eden ve vefat eden Sait Ergenç’in yasal mirascısı olan Halit Ergenç’ten maddi ve manevi toplam 30 bin lira tazminat istiyorum" dedi.

İzmir Fikri ve Sinai Hakları Hukuk Mahkemesi’nde yapılan ilk duruşmaya şikayetçi Mustafa Diker gelmezken, avukatı Yavuz Dursun ile davalı Halit Ergenç ve avukatı Gökçe Kılıç Gülsaran, birlikte katıldı. Halit Ergenç, babasının sağlığında kendisine İbrahim Tatlıses’in söylediği ‘Ben insan değil miyim’ adlı şarkının kendi bestesi olduğunu, bunun dışında birçok besteleri bulunduğunu söylediğini anlattı. Ergenç, "Ben insan değil miyim şarkısı 1970’li yıllarda çok popülerdi. Babam bu parçayı bestelerken, Arap ezgilerinden esinlendiğini söyledi. Plakları da elimde. Babamın arşivine ulaşmaya çalışıyorum. Bir dahaki duruşmaya bunları getireceğim. Babam kimsenin parçasını çalmadı. Fransa’da bazı belgeler var. Onları isteyeceğim" dedi.

Yapılan son duruşmaya taraflar katılmazken, avukatları hazır bulundu. Hakim, ‘Ben insan değil miyim’ isimli parçanın beste sahibinin Mustafa Diker olduğunu, bunu noterden tastik ettirdiğini belirterek, Halit Ergenç’in, ölen Sait Ergenç’in yasal varisi olması sebebiyle 5 bin lira maddi, 5 bin lira manevi olmak toplam 10 bin lira tazminat ödemesine karar verdi. Hakim ayrıca, yasal mirasçı olan davalı Halit Ergenç’in ‘Ben insan değil miyim’ parçasını da kullanmaktan men etti. millyet


Sorunlar birkaç ayda çözülür

Gündem No Comments »

Bizdeki istikrar İtalya’da, Fransa’da olsa sorunlar birkaç ayda çözülür

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ekonomileri durağanlaşan Avrupa ülkelerinin şu anda en önemli sorunlarından birinin de siyasi istikrar olduğunu belirterek, “Şunu açıklıkla söyleyeyim, Türkiye’deki istikrarda bir hükümet bugün bir İtalya’da olsa, bugün bir Fransa’da olsa inanın bu sorunlar birkaç aya kadar çözüm yoluna girer” dedi.

Siyasi irade eksikliği

Fransa’nın Cannes kentinde düzenlenen Uluslararası Gayrimenkul ve Perakende Fuarı’nı (MAPIC) ziyaret eden ve burada Türk katılımcılar için organize edilen yemekte konuşan Ali Babacan, Avrupa’da ciddi bir siyasi irade eksikliği olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Bu ülkelerin sadece kendileriyle ilgili değil, küresel ekonomiyle ilgili de daha fazla sorumluluk hissetmeleri gerekiyor. Yani herkes kendi ulusal çıkarı açısından hareket ederse, sadece kendine bakarsa bu işleri çözmek zor. Yine ülke içerisinde eğer siyasi iradeler sadece kendi bekasını düşünürse, ülkenin ekonomisi çok çok riskli çok çok farklı bir duruma gelebiliyor.”

Teknotrattan kuşkuluyuz

Yunanistan’da ve İtalya’da kurulan teknokrat hükümetlerin işe yarayıp yaramayacağı konusunda çok çok ciddi kuşkuları olduğunu vurgulayan Ali Babacan, “Şimdi halkın iradesiyle, desteğiyle, oyuyla iş başına gelmiş başbakan bırakılıyor, teknokrat getiriyor. Meclis aynı meclis, halkın seçtiği başbakanın ikna edemediği meclisi o teknokratların ikna etmesi bekleniyor. Bu meclisler diyelim ki ikna edildiler, bu yasaları, reform paketlerini meclislerinden geçirdiler, acaba uygulayabilecekler mi?” derken, Türkiye’de 2001 krizinden böyle bir uygulamanın yapıldığını söyledi.

Kervan mantığı yanlış

Avrupa’da işlerin karışık olduğunu, ancak Türkiye’nin doğusundaki, güneyindeki ülkelerde de işlerin rahat olmadığını ifade eden Babacan, “Eğer doğru adımlar atılmazsa Arap Baharı denilen dönem yerini çok daha sıkıntılı dönemlere bırakacak. Avrupa da bu durumda hiç yardımcı olmuyor” dedi. Gelişmiş ülkelerin de orta vadeli programlarını açıklama konusundaki ısrarları üzerine, bu hususun G20 bildirgesine girdiğini kaydeden Babacan, “Kervan yolda düzülür mantığıyla hareket edilmemesi gerekiyor. Zamanında adımlar atılmazsa dünyadaki problemler büyüyebilir” diye konuştu.

Orta 2’den terk nüfusla ekonomik büyümeyi sürdüremeyiz

BAŞBAKAN Yardımcısı Ali Babacan, Türkiye’de 25 yaş üstü nüfusun okul seviyesinin ilkokul 7’inci sınıftan terk olduğunu belirterek, ekonomik büyümesini sürdürebilmesi için eğitim reformlarına dikkat çekti. Babacan, “Eğer köklü adımlar atmazsak endişem şudur ki; Türkiye hızlı büyüme performansını bir süre sonra

kaybedebilir. Çünkü nihayetinde bir ülkenin ekonomisinin büyüklüğü o ülkede oluşturulan katma değerlerin toplamı…

Orta ikiden terk bir nüfusun oluşturacağı katma değer ile eğitim seviyesinin çok daha yüksek olduğu bir ülkenin oluşturacağı katma değer arasında tabii ki farklı olacaktır” dedi. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde istihdam işgücü piyasası ile ilgili reform paketi üzerinde çalışacağını, İstanbul’u dünyanın en büyük 10 finans merkezinden birisi yapma konusunda önemli reform paketi bulunduğunu, yatırım ortamının daha da iyileştirilmesi konusunda çalışıldığını belirten Babacan,

yargı reformuyla ilgili daha önemli adımlar atılacağının işaretini verdi. Bunlardan daha önemlisinin ise eğitim reformu olduğunu vurguladı. Babacan, şunları

söyledi:

“Bakıyoruz ki insani gelişmişlik endeksinde çok alt sıralardayız ve bunun en önemli sebebi eğitim göstergeleri. Şu anda OECD’nin yapmış olduğu standart testlerde Türk en son sırada çıkıyor.”

Türkiye’nin büyümede patinaj yapmaması için eğitimde çok önemli adımlar atacağını belirterek, şöyle konuştu: “25 üstü nüfusumuzun ortalama okulda geçirdiği yıl sayısı 6.5. İlkokul mezunu diyelim ki 5 yıl, eski tabirle ortaokul mezunu olanlara 8 yıl, lise mezunu olanlara 11 yıl veya yeni dönemde 12 yıl, üniversite mezunlarına 15 yıl yazıyorsunuz. Master, doktora yaptıysa sayıyı artırıyorsunuz. Bunun ortalamasını çıkartıyorsunuz bizde 6.5 çıkıyor. Yani 25 yaş üstü nüfusumuzun okul seviyesi ilkokul 7’inci sınıftan terk. 6’yı bitirmişiz, 7’yi tamamlayamamışız. Eğer köklü adımlar atmazsak benim endişem şudur ki; Türkiye hızlı

büyüme performansını bir süre sonra kaybedebilir.”



Internet Internet blogs TopOfBlogs