Archive for the 'Bankacılık' Category

Banka bonusunu yeniden ihraç ediyor

Bankacılık No Comments »

Ekim ayında gerçekleştirdiği bono ihracı yoğun talep gören Finansbank, bono ihracının ikincisini gerçekleştiriyor.

Finansbank, Ekim ayında ihraç ettiği 150 milyon TL tutarındaki 177 gün vadeli banka bonosu için, gelen yoğun talep doğrultusunda bir kez daha talep toplayacak. 21-22-23 ve 24 Kasım tarihlerinde 200 milyon TL nominal tutarda, 177 gün vadeli banka bonosu ihraç edecek.

Nominal değeri 100 TL olan 1 adet banka bonosunun minimum talep miktarı ise 10 adet olarak belirlendi. Finansbank bonosu yatırımcılara, referans alınan devlet iç borçlanma senetlerinin üzerinde %0,75 oranında ek getiri avantajı sağlayacak.

Yatırımcılara kazanç sağlayan ürünler sunduklarını belirten Finansbank Genel Müdür Yardımcısı Erkin Aydın, “Ekim ayında gerçekleştirdiğimiz bono ihracına, arz edilen tutarın 1,5 katı kadar talep geldi. Aldığımız yoğun talep bizi 2. kez bono ihracı yapmaya yönlendirdi. Yatırımcılar Finansbank bonosuyla, bir yandan yüksek faiz getirisi elde ederken, bir yandan da Finansbank güvencesiyle yatırımlarını değerlendirmiş oluyorlar” dedi. Banka bonolarının likidite avantajı da olduğunu söyleyen Aydın, yatırımcıların ikinci el piyasasında oluşacak fırsatlardan faydalanıp bonolarını vadesinden önce bozdurabileceklerini belirtti.

Banka bonosu talep toplama işlemleri, Finansbank şubelerinde gerçekleşecek.


Karbon Saydamlık Liderleri belli oldu

Bankacılık No Comments »

Karbon Saydamlık Projesi 2011 sonuçları ve Karbon Saydamlık Liderleri Ödülü açıklandı

Akbank’ın desteği ile Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından Türkiye’de 2010 yılından itibaren uygulanmaya başlanan dünyanın en prestijli ve yaygın çevre girişimi Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) ikinci yıl rapor sonuçları, Uluslararası Enerji Ajansı Başekonomisti Fatih Birol’un da katıldığı toplantıyla kamuoyuna açıklandı. Proje kapsamında İMKB-100 endeksine dahil şirketler sera gazı salımlarını ve iklim değişikliği risklerini yönetmeye yönelik stratejilerini yatırımcılarla paylaşmaya çağrıldılar. Sabancı Üniversitesi’nin, Ernst & Young Türkiye ofisinin katkılarıyla hazırladığı rapor, Türkiye’de iklim değişikliği ile ilgili ana eğilimleri ve şirket raporlarının analizini içeriyor.

Uluslararası Enerji Ajansı Başekonomisti ve İstanbul İklim ve Enerji Merkezi Fahri Danışmanı Fatih Birol’un konferansıyla başlayan toplantı, “İklim Değişikliği ve Gelişmekte Olan Ülkeler” konulu panelle devam etti. Panele Karbon Saydamlık Projesi’nin Global Operasyonlar Başkanı Sue Howells, F&C Yönetişim ve Sürdürülebilir Yatırımlar Direktör Yardımcısı Alexis Krajeski, UniCredit Kurumsal Sürdürülebilirlik CSR Müdürü Giorgio Capurri ve Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi, CDP Türkiye Direktörü Melsa Ararat katıldı. Panelistler gelişmekte olan ülkelerde iklim değişikliği ile mücadelede piyasa mekanizmalarının rolünü ve bu süreçte tek küresel raporlama projesi olan CDP’nin katkısı ile ilgili görüşlerini aktardılar.

Konuşmasında, karbondioksit emisyonunun mevcut şartların devam etmesi durumunda 2035 yılında %50 artacağına dikkat çeken Uluslararası Enerji Ajansı Başekonomisti Fatih Birol, “Gerekli önlemleri almazsak dünya 6 derecelik bir sıcaklık artışıyla karşı karşıya kalacak. 2 derecelik kritik sıcalık artış limitini yakalamamız için az da olsa hala zaman bulunuyor. Fakat aradan geçen her yıl alınması gereken önlemleri daha da zorlaştırıyor ve maliyetleri artırıyor.” dedi.

Akbank Genel Müdür Vekili Hakan Binbaşgil, toplantıda yaptığı açılış konuşmasında, Karbon Saydamlık Projesi’nin Türkiye’deki çalışmalarına 2 senedir destek sağlamaktan mutluluk duyduklarını belirtti. Hakan Binbaşgil ilki geçen sene Akbank sponsorluğunda yayınlanan raporun ikincisine olan katılımın ve geri dönüşlerin aradan geçen kısa sürede önemli ölçüde artmasını memnuniyetle izlediklerini de ifade etti. Binbaşgil, “Akbank olarak İklim değişikliğiyle mücadele ve karbon salımının azaltılması konularındaki çalışmalara öncülük etmeyi sürdürüyoruz. Akbank’ın desteğiyle hazırlanan ikinci “Karbon Saydamlık Projesi Türkiye Raporu iklim değişikliği ile ilgili ana eğilimlere, kritik bilgilere ve şirket raporlarının analizine yer veriyor. Raporun içerdiği kritik bilgilerle, iklim değişikliğiyle ilgili mücadele ve çalışmalara ışık tutacak çok önemli çıktılar sağlayacağına inanıyorum. Düşük karbon ekonomisine geçişi küresel boyutta teşvik eden bu önemli projeyi 2012 yılında da desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyesi, CDP Türkiye Direktörü Melsa Ararat, toplantıda yaptığı sunuş konuşmasında, “Projeyi başlattığımızdan bu yana Türkiye’de iklim değişikliği konusundaki farkındalıkta çok önemli bir gelişme var. CDP projesinin bu gelişmeye önemli bir katkısı olduğunu düşünüyorum. CDP Türkiye iklim değişikliği konusundaki çalışmalarını toplumsal sorumluluk bilinciyle arttırarak sürdürecek, yeni alanlara taşıyacak ve kamu projelerine destek vermeye devam edecektir.” diye konuştu.

Düzenlenen panelde konuşmacılar, iklim değişikliğinin yeryüzünde neden olduğu tahribatın geri dönülemez noktaya ulaştığına dikkat çekerek, iklim değişikliği kapsamında kredi ve finansman sağlayıcı kuruluşların giderek daha önemli bir rol oynadığının altını çizdiler.

Toplantı bu sene ilk defa verilen verilen Karbon Saydamlık Liderleri ödül töreni ile son buldu. . CDP verilerini ve metodolojisini kullanarak Ernst & Young Türkiye tarafından yapılan derecelendirmede sera gazı salımı ve iklim değişikliği riskleri yönetim stratejilerini kamuyla en şeffaf şekilde paylaşma kriterinde en yüksek puanları alan Türk Telekom ve Zorlu Enerji 2011 Karbon Saydamlık Liderleri ödülünü paylaştılar. Türk Telekom’un ödülü Sabancı Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Nihat Berker tarafından verilirken, Zorlu Enerji‘ye ödülünü Ernst& Young Türkiye Genel Müdürü Mustafa Çamlıca verdi.


Merkez’de altın 52 ton arttı

Bankacılık No Comments »

Bankalar ‘zorunlu’ yatırdı, Merkez’de altın 52 ton arttı

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Türkiye Bankalar Birliği’ne yaptığı sunumda, “Zorunlu karşılıkların yüzde 10’unun altın olarak tutulmasına izin verilmesi sonrasında altın rezervimizde 52 ton artış oldu” dedi.

MERKEZ Bankası Başkanı Erdem Başçı, 4 Ağustos’ta yapılan Para Politikası Kurulu toplantısında belirlenen strateji çerçevesinde TL zorunlu karşılık oranlarında sınırlı bir indirime gidildiğini hatırlatarak, “Söz konusu değişikle 11 Kasım 2011 tarihinden itibaren piyasaya yaklaşık 12 milyar lira likidite sağlandı” dedi. Başçı, TBB’de yaptığı sunumda, zorunlu karşılıkların yüzde 10’unun altın olarak tutulmasına izin verilmesi sonrasında altın rezervinizde 52 ton artış

olduğunu kaydetti.

Tedbirler devam edecek

Başçı, sunumunda şu noktalara dikkat çekti:

Merkez Bankası küresel ekonomideki gelişmeleri yakından izleyerek, 4 Ağustos 2011 tarihli ara toplantıda belirlenen strateji çerçevesinde politika tedbirlerini gecikmeksizin almaya devam edecek. Ekonomide süregelen iç ve dış talep dengelenmesinin sonucu olarak cari denge iyileşmeye sürecek.

Döviz kuru hareketlerinin gecikmeli etkileri, işlenmemiş gıda fiyatlarındaki baz etkisine bağlı kısa vadede enflasyonun yükselmeye devam edeceği tahmin ediliyor. Orta vadede küresel iktisadi faaliyetteki zayıf görünümün enflasyon baskılarını kontrol altında tutması bekleniyor.

Altın rezervi 52 ton arttı

TL zorunlu karşılıkların en fazla yüzde 10’unun altın olarak tesis edilmesi imkanı ile toplam 24 ton, yabancı para zorunlu karşılıkların kıymetli maden depo hesapları için ve bunun dışında kalan yabancı para zorunlu karşılıkların en fazla yüzde 10’a kadar olan kısmı için ise toplam 28 ton altın tesis edildi. Böylece altın rezervi 52 ton arttı.

Orta vadeli enflasyon görünümünün bozulmaması için gerekli tedbirler alınacak.

Tüketici kredilerindeki mevcut büyüme eğiliminin yılın kalan kısmında bir miktar daha yavaşlatılmasının yararlı olacağı düşünülüyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) son dönemde aldığı tedbirler ile maliye politikasındaki sıkı duruş, uyguladığımız politika bileşimini desteklemekte.

Likidite ihtiyacı azaldı

TL zorunlu karşılık oranlarında yapılan indirim, TL yükümlülüklerin döviz olarak tesis edilebilmesine ilişkin imkanın yüzde 20’den yüzde 40’a çıkartılmasının Merkez Bankası döviz rezervlerine 10 milyar dolar katkısı oldu.

TL yükümlülüklerin de yüzde 10’una kadar olan bölümünün altın olarak tesisi imkanının getirilmesi ile birlikte bankacılık sistemi likidite ihtiyacı 11 Kasım’dan itibaren yaklaşık 20 milyar TL azaldı.

Merkez Bankası faiz koridorunun genişletilmesi ve repo ihaleleri ile yapılan fonlamanın azaltılması sonucunda gecelik faiz oranları önemli ölçüde yükseldi.

Avrupa tedirgin etti dolar 1.82 TL’yi aştı

AVRUPA’da henüz tam olarak çözülemeyen borç krizine bağlı olarak tedirginliğin devam ettiği küresel borsalarda dün de satışlar hakimdi. Avrupa borsalarında aşağı yönlü seyrin etkisiyle İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Ulusal 100 endeksi, 55 bin puanın altına indi. Avrupa ülkelerinde borçlanma faizlerinde devam eden artışlara paralel haftanın son işlem gününde Avrupa borsalarında seaslar satış ağırlıklı gerçekleşti. Bu satışın etkisiyle dün İMKB Ulusal 100 Endeksi gelen artışlarla birlikte 54 bin puan seviyesine gerilerken, gün sonunda yüzde 1.12 değer kaybetti ve 54 bin 473 puandan kapandı. Döviz piyasasında da doların yükselişi devam etti. Yurtdışı kaynaklı hareketin devam ettiği döviz piyasasında dolar 1.81 liradan güne başladı. En yüksek 1.8262 lirayı gören dolar pazartesi valörlüde 1.8270 liradan işlem gördü. Dolar serbest piyasa 1.8260’dan günü tamamladı.

Aydın: Merkez bizi tatmin etti

TÜRKİYE Bankalar Birliği (TBB) Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın, Merkez Bankası ile yapılan toplantıda mevcut yapıyı değerlendirdik

lerini ve toplantının kendilerini tatmin ettiğini söyledi.

Döviz rezervi 87.2 milyar dolara ulaştı

2010 yılı başından, döviz alım ihalelerine son verilen 25 Temmuz 2011’e kadar geçen sürede 21.3 milyar dolar satın alındığını belirten Erdem Başçı, “Ağustosta başlanan döviz satım ihaleleri ile 8.24 milyar dolar döviz satıldı. TL cinsi zorunlu karşılık yükümlülüklerinin döviz cinsi tesis edilebilme imkanının 40’a yükseltilmesi ile11 Kasım itibarıyla Merkez Bankası döviz rezervleri 87.2 milyar dolar seviyesine yükseldi” dedi.


Özyeğin’den önemli açıklamalar

Bankacılık No Comments »

Hüsnü Özyeğin, Dünya Türk Girişimciler Kurultayı nın Profesyoneller Oturumu na yaptığı konuşmada önemli açıklamalarda bulundu

Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, ”AB bizi içeriye almıyor. Ben onlara diyorum ki; ‘Allah sizden razı olsun’. Çünkü, şimdiye kadar AB’ye girmiş olsaydık vay halimize olacaktı” dedi.

Özyeğin, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından düzenlenen ”Dünya Türk Girişimciler Kurultayı”nın Profesyoneller Oturumu’na yaptığı konuşmada, Fiba Grubu’nun yurt dışında 2 milyar dolar sermayesi bulunduğunu, bunun 1 milyar 400 milyon dolarının bankacılık kesiminde yer aldığını anlattı.

Bu bankalarda şu anda 7 bin eleman alıştığına işaret eden Özyeğin, ”Rusya’daki bankamızda 5 bin kişi çalışıyor. Rusya’da günde 300 otomobil kredisi veriyoruz Rus vatandaşlarına. Bu yıl Rusya’da 70 bin otomobil kredisi vermiş olacağız. Bu da bizi orada 5. yapıyor” dedi.

Amerikan ve İngiliz perakendecilerin Rusya, Ukrayna gibi riskli gördükleri ülkelerde Marks&Spencer gibi mağazalar açmaktan çekindikleri için orada da onların temsilcisi olduklarını ifade eden Özyeğin, ”Marks&Spencer, Mr. Marks ve Mr. Spencer tarafından kurulmuş. Mr. Marks Rusya’dan Londra’ya göç etmiş bir zatmış fakat 100 yıl sonra Marks&Spencer’in kurucularından birinin memleketine Marks&Spencer’i götürmek bir Türk’e nasip oldu” diye konuştu.

Hüsnü Özyeğin, Türk girişimcilerin dünyanın her yerinde her işi yapabileceğini, Türk insanının zekası, çalışkanlığı ve dünyanın her yerine gitme dürtüsünün, girişimcileri başarılı kıldığını kaydetti.

Bugün HSBC Bank’ın Rusya’dan bireysel bankacılıktan çekildiğini, kendilerinin orada gelişmeye devam ettiklerini söyleyen Özyeğin, ”Bunun sebebi benim sermayem değil, bunun sebebi Rusya’daki bankamızda bizim çalışan 100 Türk yöneticimiz. Bizim insanlarımız, yöneticilerimiz her yerde çalışıyorlar. Harp halinde Amerikan ordusunun yemekhanelerini Türk müteahhitler yaptılar” diye konuştu.

-”Deplasmandaki işler bana daha büyük haz veriyor”-

Hüsnü Özyeğin, şunları kaydetti:

”Ben de aslında İstanbul’da yaşamam itibariyle sizin konumunuzda bir girişimciyim. Çünkü ben ve sizler, biz deplasmanda çalışıyoruz. Kendi ülkemde de işler var ama deplasmandaki işler bana çok daha büyük haz veriyor. Ben kolay işlerden herhalde kaçıyorum. Son 20 yılda herhalde Türkiye’de 200 tane alışveriş merkezi yapıldı, benim de Türkiye’de 4 alışveriş merkezim var ama ben bunları satın aldım. Türkiye’de hiç alışveriş merkezi yapmadım. 1997′de Bükreş’te iki arsa aldım, Bükreş’in ilk 2 alışveriş merkezini orada yaptım. Şimdi Çin’de alışveriş merkezi yapıyorum. 316 bin metrekare, Shenyang’da… Hoşuma giden, geçen hafta Godiva’nın genel müdürü ile konuştum, bana ben Shenyang’da Godiva çikolata dükkanı açıyorum’ dedi. Şaşırdım. Ülker’in sahibi olduğu Godiva Çin’de 30 tane mağaza açmış. Türk girişimcilerinin önemli bir örneği olarak bunu size anlatıyorum.”

-”Şimdiye kadar AB’ye girmiş olsaydık vay halimize olacaktı”-

AB’nin Türkiye’yi içeriye almadığını belirten Özyeğin, ”Ben onlara diyorum ki; ‘Allah sizden razı olsun’. Çünkü, şimdiye kadar AB’ye girmiş olsaydık vay halimize olacaktı. İtalya son 2 hafta içinde tahviller konusunda zorluğa girmeseydi, İtalya hala Yunanistan’ı finanse ediyor olacaktı. İtalya 1,5 ay önce piyasaya çıktı, 10 yıllık tahvili yıllık yüzde 6,3 faizle sattı, gitti o parayı Yunanistan’a 3,6 ile verdi” dedi.

Özyeğin, Pamukbank Genel Müdürü olarak 30 yıl önce Cenevre’ye gidip bir İsviçre bankasının kapısında 500 bin dolar kredi almak için kapıda beklerken, bugün Türkiye’nin geldiği duruma dikkati çekti.

Son 8-9 yılda Türkiye hükümetinin başarılarının, çok az konuşulduğunu söyleyen Özyeğin, Türkiye’nin kendisinin 10-15 yıl önce hayal edemeyeceği çok önemli bir noktaya geldiğini, hükümete herkesin şükran borcunun olması gerektiğini kaydetti.

Yunanistan’ın durumu bozulduğu zaman kendisine ”Hüsün Bey niye gidip Yunanistan’da banka almıyorsunuz?” diye sorduklarını da söyleyen Özyeğin, ”Bir ülkede ekonomik durum bozuluyorsa o ülkede nasıl bir banka alabilirsiniz ki? Banka, finans kurumları, yabancı şirketler her zaman gelişen büyüyen ekonomilere giderler” dedi.

-2023 hedefi…-

Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerine ulaşmak için herkesin bulunduğu sektörde bir yıllık yol haritası yapması gerektiğini belirten Özyeğin, bu şekilde her tür hedefe ulaşılabileceğini kaydetti.

Hüsnü Özyeğin, konuşmasını şöyle sürdürdü: 

”Lütfen çocuklarınızı, torunlarınızı Almanya’da, Avusturya’da, Fransa’daki üniversiteye değil, Türkiye’deki üniversiteye yollayın. Çünkü yavaş yavaş üçüncü, dördüncü jenerasyon olacak bunlar ve onların Türkiye’ye gelmeleri onlar açısından çok önemli. Türkiye’ye gelip kültürümüzle, usullerimizle tekrar aşinalık tespit etmeleri lazım. Aynı zamanda da şuna inanıyorum ki Türk üniversitelerinden mezun oldukları zaman Türkiye’de bir network, çevre geliştirecekler. Türkiye’de arkadaşları, fırsatları olacak.”

Avrupa’nın Japonlaştığını, Avrupa’nın yaşlandığını söyleyen Özyeğin, ”Sizin çocuklarınızın Türkiye’de iş bulma potansiyeli Avrupa’dan çok daha fazla” dedi.

Hayır işlerine de değinen Özyeğin, ”Bir kız yurdu 400 bin avroya mal oluyor. 400 bin avroya, Anadolu’da, kasabanızda, köyünüzde bir kız yurdu yaptırın. Bu kızlar 15-16-17 yaşlarında evlenmesinler gelsinler yurtlarda kalsınlar. Bunu yapmak isteyen varsa size her türlü yardımı yaparım. Ben 25 ilde 25 kız yurdu kurdum, şu anda 5 bin kız orada okuyor. İlçe ve şehirlerden kız kabul etmiyoruz bu yurtlarımıza, köyden, kasabadan gelen kızlar… 21 yaşında 2-3 çocuklu olacaklarına 21 yaşında yüzde 41′i üniversiteye devam ediyor” şeklinde konuştu.

-”Girişimciliği özendirmek gerek”-

TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ali Sabancı da büyüme şampiyonu olan Türkiye’nin geçmiş yıllara kıyasla dünya ile çok daha fazla entegre olduğunu belirtti.

Girişimciliğin işsizliği önlemek için en önemli araç olduğuna işaret eden Sabancı, girişimciliği özendirmek gerektiğini kaydetti.

Sabancı, ”Aramızdan girişimci çıkabileceğini göstermemiz lazım. Girişimciliğin yaşayabilmesi için önemli bir ekosistemin oluşması lazım” dedi.

Türkiye’de 35 milyon adet internet kullanıcısı, 46 milyon kredi kartı kullanıcısı bulunduğunu, internet üzerinden işlem yapmanın daha basit hale geldiğini anlatan Sabancı, ”Türkiye’de son 1-2 senede şirketler 200 milyon doların üzerinde el değiştirdi. Şirketler iki senelik. Burada bir ekosistem oluşuyor” diye konuştu.

Ali Sabancı, Türkiye’ye yabancıların geldiğini ve bunların başka yabancıları da arkasından getirdiğini vurgulayarak, ”Onlar geliyorsa sizlerin de buraya gelebilecek detayda bakabiliyor olmanız lazım. Lütfen buraya yatırım olarak da bakın” şeklinde konuştu.

Bugün Ankara’nın kendilerini ”utandıracak şekilde” bilgiye sahip olduğunu söyleyen Sabancı, kimsenin avukatlığını, promosyonunu yapmadığını, gördüğünü söylediğini belirtti.

-Dr. Mehmet Öz, oturuma video mesaj gönderdi-

Dr. Mehmet Öz de, oturuma gönderdiği video mesajında, ”En büyük zenginliğimiz halkımız” dedi. Katılımcılar arasında yer alan Mehmet Öz’ün babası Mustafa Öz’ün, ”Mehmet’i dinledim, Türkçe’sinde bayağı düzelme var” esprisi, salondakileri güldürdü.

Konuşurken duygulandığı görülen Mustafa Öz, oğlunun ABD’de iki fakülteyi aynı anda bitirdiğini dile getirerek, kendisinin hiç İngilizce bilmeden ABD’ye gittiğini, oğlunun eğitimi ve diğer çalışmaları ile ilgili bilgi verdi.

-Kurultay-

Dünya Türk Girişimciler Kurultayı, 90 ülkeden 2 bin 200 Türk girişimciyi buluşturuyor.

Pek çok sektörden girişimcinin yer aldığı kurultay, Türk diasporasını oluşturarak, yurt dışında yerleşik girişimcilerin güçlerini birleştirmeyi amaçlıyor.


Baykal’ın evine hırsız girdi

Bankacılık No Comments »

Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, Angora Evleri’ndeki evine önceki akşam 20.30 sularında hırsız oldukları tahmin edilen 2 kişi girdi

Yurtdışı seyehatinden dönen Deniz Baykal’ın evde sesleri duyup bağırması üzerine şüpheli kişiler evin mutfak kapısından kaçtı. Olay sırasında Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal’ın evde olmadığı, şüpheli kişilerin evden hiçbir şey almadıkları kaydedildi.


Bankacılık sektöründen büyük tenkisat

Bankacılık No Comments »

UBS reorganizasyon kapsamı içinde 2 bin çalışanını işten çıkarma kararı aldığını duyurdu

Banka, çalışanlardan bin 500’nün İsviçre, 500’ünün de diğer ülkelerde çalışanlardan olacağını bildirdi. Çıkarma işlemi 2013 yılı sonuna kadar sürecek. Banka daha önce de 4 bin kişiyi işten çıkarmıştı.


‘AMB para basmamalı’

Bankacılık No Comments »

Almanya Dışişleri Bakanı, AMB nin krizinin yatışmasına yardımcı olmada para basmaması gerektiğini bildirdi

Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, ”Avrupa Merkez Bankası’nın (AMB) Euro Bölgesi’nin borç krizinin yatışmasına yardımcı olmada para basmaması gerektiğini” bildirdi.

Westerwelle, İngiltere’de yayımlanan Financial Times gazetesindeki makalesinde, AMB’nin para basmasının en fazla geçici rahatlama sağlayacağına, ancak bunun uzun vadede ”çok önemli hata” olacağına, enflasyonu destekleyebileceğine ve reformlara zarar vereceğine dikkati çekti.

”Sonunda değer kaybetmiş para birimi ve hatta daha da istikrarsızlaşmış Euro Bölgesi ile karşı karşıya kalacağız. AMB’nin bağımsızlığı ve fiyat istikrarına tam bağlılığı Avrupa ekonomisi için olağanüstü önem taşıyor” ifadesini kullanan Westerwelle, AMB’nin, krizin aşılması planının parçası olarak para basmasına karşı olduğunu belirtti.

İstikrarlı birlik için para birliğinin iyileştirilmesi gerektiğini, bunun sadece Euro Bölgesi’ne üye bütün ülkelerin sağlam bütçe hazırlamasıyla başarılabileceğini vurgulayan Westerwelle, Euro Bölgesi’nin zayıflıklarının üstesinden gelmesi için sıkı ekonomik idare ve istikrarlı anlaşmada sağlam kurallar yoluyla bütünleşmeyi derinleştirmeye ihtiyacı bulunduğuna işaret etti.

Westerwelle, ”antlaşma değişikliğinin önemli siyasi iradeyi gerektireceğini, ancak bunu şimdi yapmak için cesaretli davranılmazsa Avrupa’nın daima krizler karşısında kırılgan kalmaya devam edeceğini” kaydetti.


22 milyar dolarlık anlaşma

Bankacılık No Comments »

Boeing, Endonezyalı Lion Air ile toplam 380 adet 737 satışı için anlaştı

Dünyanın önde gelen havayolu şirketlerinden Boeing, Endonezya merkezli Lion Air ile toplam değeri 21.7 milyar dolar olan, 201 adet 737 MAX ve 29 adet Yeni Nesil 737-900ER modeli uçağın satışı için anlaşmaya vardı.

Bali’de düzenlenen Doğu Asya Zirvesi’nde, ABD Başkanı Barack Obama’nın huzurunda imzalanan anlaşma kesinleştiğinde, toplam dolar değeri ve uçak adedi olarak, Boeing’in tarihinde tek seferde verilen en büyük yolcu uçağı siparişi olacak. Lion Air’in anlaşma kapsamında ayrıca, 14 milyar dolar değerinde 150 adet uçak için satın alma opsiyonu bulunuyor.

Boeing’in 737 MAX modeli, dünyanın en çok tercih edilen uçağı Yeni Nesil 737 serisinin güçlü özelliklerine ek olarak, yeni bir motorla üretilecek. 737 MAX, CFM International’ın en üst seviyede verimlilik ve güvenilirlik sunacak, son teknolojiye sahip LEAP 1-B motorlarıyla uçacak.

Anlaşmayla ilgili konuşan Boeing Ticari Uçaklar Başkanı ve CEO’su Jim Albaugh, “Süregelen başarılı iş ortaklığımız doğrultusunda, Lion Air’in bir kez daha Boeing 737’yi tercih etmesinden gurur duyuyoruz. Lion Air, 2005 yılında 737-900ER modelinin ilk müşterisi olduğunda bölgesinde lider konumdaydı. Asya’da 737 MAX satın alacağını açıklayan ilk şirket olarak, bugün de liderliğini sürdürüyor” dedi.

Lion Air’in kurucusu ve Başkanı Rusdi Kirana ise “Boeing’in yeni modeli 737 MAX, Lion Air’in geleceği olacak. 737 MAX, yüksek verimliliği ve gelişmiş teknolojisiyle, uçtuğumuz pazarlardaki düşük fiyat ve kaliteli hizmet politikamızı sürdürmemizde bize büyük katkı sağlayacak” diye konuştu.

Boeing, henüz geçtiğimiz Eylül ayında tanıttığı 737 MAX modeli için, şimdiye kadar havayolu şirketlerinden 700’ün üzerinde taahhüt aldı. Şirket Yeni Nesil 737 serisi için de bugüne kadar 6.000’den fazla sipariş alırken, 3.800’ün üzerinde uçağı müşterilerine teslim etti.


İNG, yarım satte 5 bin TL dağıttı

Bankacılık No Comments »

ING Bank, Kanyon AVM metro çıkışında yarım saat içinde 5 bin TL değerinde bozuk para dağıttı

ING Bank, Kanyon Metro Çıkışında 5 Bin TL Dağıttı

ING Bank’ın temel bankacılık işlemlerini tek pakette toplayan yeni ürünü “ING Günlük Paket” sunduğu avantajların yanı sıra ilginç pazarlama aktiviteleriyle de dikkat çekiyor. Bu etkinlikler kapsamında ING Bank, Kanyon AVM metro çıkışında yarım saat içinde 5 bin TL değerinde bozuk para dağıttı.

Temel bankacılık ihtiyaçlarını tek bir hesap altında toplayan “ING Günlük Paket”, havale/EFT işlemlerini ücretsiz yaparken, otomatik ödemelerin yüzde 2’sini her ay bonus olarak hesaba yüklüyor. Bu özellikleri ile günlük bankacılık işlemleri sırasında sürekli kazanmayı sağlayan ING Günlük Paket, harcarken de kazandırarak tasarruf etmeyi sağlıyor.

Sunduğu avantajlarla müşterilerin yoğun ilgisini çeken ING Günlük Paket, pazarlama aktiviteleriyle de fark yaratıyor. ING Bank’ın Kanyon AVM metro çıkışında gerçekleştirdiği etkinlikte, metroyu kullanan yolcular yarım saat içinde 5 bin TL tutarındaki bozuk parayı ING Günlük Hesap panosundan topladı.

ING Bank “üstünden kazan”dırdı!

ING Günlük Paket’in tanıtım çalışmaları kapsamında Kanyon AVM Metro çıkışına yerleştirilen pano üzerine mıknatıslarla 5 bin TL değerinde bozuk para yerleştirildi. Metrodan çıkan yolcuların, bozuk paraları toplamasıyla birlikte, paraların altında yer alan “ING Günlük Paket” ilanı ortaya çıktı. ING Bank, bu aktivite ile tüketicilerin dikkatini paketin “üstünden kazan” avantajına çekti. Günlük bankacılık işlemlerinde üstüne vermeden üstünden kazandıran “ING Günlük Paket”, bozuk para etkinliği ile metroyu kullanan yolculara ilginç bir deneyim yaşatmış oldu.

Bireysel müşterilerin günlük bankacılık işlemlerini yaparken en sık kullandığı ürünleri kapsayan ING Günlük Paket’te, vadesiz TL mevduat hesabı, destek hesap, ING Bonus kart, ING nakit kart ve en az 2 adet otomatik fatura ödeme talimatı bulunuyor. Ayrıca, hesaplara şube dışı kanallardan erişimi sağlayan internet ve telefon bankacılığı kullanıcı kodu da paketle birlikte sunuluyor.


12 bankanın notu düştü

Bankacılık No Comments »

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody s, Almanya da 12 kamu bankasının notunu düşürdü

Moody’s Temmuz 2011′de başlattığı gözden geçirmenin tamamlanmasının ardından bir açıklama yaparak, notu düşen 12 bankanın dış destek alma ihtimalinin artık daha düşük olduğunu kaydetti.Fitch de ABD bankalarının durağan olan görünümünü, sıkıntılı Avrupa piyasalarındaki sorunların yayılması ihtimaline bağlı olarak aşağı çekebileceğini açıkladı. Euro Bölgesi’nde hızlı çözüme ihtiyaç duyulduğunu belirten Fitch’in açıklamasının ardından Morgan Stanley ve Goldman Sachs Group hisselerinin değeri düştü. Moody’s Almanya’da BayernLB, Deutsche Hypothekenbank AG, LBBW, NordLB, NordLB Luxemburg ve BremerLB’nin kredi notunu üç basamak düşürdü.



Internet Internet blogs TopOfBlogs