Anasayfa » Diğer

Atatürk’ün Çocukluk hikayesi

6 Nisan 2011 Bu Haber 14.355 kez okundu 8 Yorum

Mustafa Kemal Atatürk’ün Çocukluk hikayesi

Mustafa, annesi ve kız kardeşi ile beraber dayısının çiftliğine gitti. Akşamüstü çiftliğe ulaştıklarında dayısı onları fazla candan bir halde karşıladı. Hal-hatır sormalardan, iltifatlardan sonrasında akşam yemeği yendi. Tüketmekten sonrasında bir saat değin henüz söyleşi edildi ve hemen peşinden geceyi dercetmek suretiyle odalarına çekildiler.Sonrası sabah sabahın erken saatlerinde dayısı Mustafa’ya çiftliğin her tarafını gezdirip gösterdi. Öğle süresine doğru bakla tarlasına gittiler. Tarlanın kenarına geldiklerinde dayısı parmağı ile tarlasındaki tohumları yemekte olan kargaları işaret ederek: “ Bak Mustafa, şu kargaları görüyor musun? İşte bunlar bizim baş düşmanımız. Ben uğraşayım, çalışayım, onlar gelsinler tohumları yesin bitirsinler. Oh ne ala, ne ala! Hiç kimseye faydası olmaz şu karga murdarının. Icra ettikleri anca tahribat, ziyan. Bir de şu korkuluğun omuzlarına, kafasına konarlar “ gak gak “ diye öterler suratlı suratlı. Korkuluğun bir tek isimi korkuluk. Şu duruma bak. Dört beş karga omuzlarına konmuş, yemişler tohumları, doymuşlar, güneşleniyorlar. Gel Mustafa, kovalım şunları “ diye söylendi.

Mustafa ile dayısının geldiklerini kabul eden kargalar uçup gittiler. Henüz sonrasında dinlenmek uğruna bir ağacın dibine otururlarken Mustafa, dayısına: “ Dayıcığım, bu tarla hep bu şekilde midir? “ dedi. “ Doğrusu içerisinde çalışan, bekleyen yer almadığı zamanlar kargalar tohumları bölgeler mi? “

Dayısı:

“ Bölgeler Mustafa’m bölgeler. Bunlar sahipsiz bir tarla görmesinler. Onu, yirmisi toplanır gelir. Bu şekilde gündüzleri tarlada beklemezsen birkaç haftaya kalmaz toprakta yalnız adet bırakmazlar” dedi. Bunun üstüne Mustafa mevzuyu toparlama ihtiyacı hissetti: “ Peki dayıcığım, o müddet kargalar tohumları yiyip bitirmesinler diye sabahtan akşama değin bekçilik yapmak zorunda kalıyorsunuz. “

“ Aynen söylediğin şeklinde oluyor Mustafa. Çiftlikte yapılacak bir sürü iş varken, ben buraya gelip karga arkasında koşuyorum. Ne yaparsın ki, bu bakla tarlası fazla ehemmiyetli. Baklalar olgulaşınca hem kendimize yemeklik oluyor, hatta otomobile yükleyip piyasada satıyorum; iyi de para ediyor. “

“ Demek ki burada bekçilik yapmak işleriniz uğruna büyük mani teşkil ediyor, sevgili dayıcığım. Bu halde müsaade verirseniz yarından tezi yok kardeşim Makbule ile gelip burada bekleriz. Siz de çiftlikteki işleri yoluna koyarsınız. Kargaların tarlanızdan yalnız tohum yemelerine müsaade vermeyeceğimi bilmenizi istiyorum. “

“ Hay, sen aklınla bin yaşa, Mustafa! Bak bu asla aklıma gelmemişti. Henüz evvel sürekli düşünüp de içerisinden çıkamadığım bu büyük meselesi kolayca çözüverdin. Bugün akşama değin burada kalırız. Tarla bekçiliği iyi mi yapılmaktadır iyice öğrenirsin. Esasen zor bir tarafı yok canım. Birazcık dikkatli olup kargaları kollaman kafi. Akşama çiftliğe dönünce annene ben söylerim. Onun da rızasını elde etmek gerekli. “

Sonrası sabahın köründe yengesinin hazırladığı börekleri bir torbaya koyan Mustafa kız kardeşi Makbule ile beraber dayısının bakla tarlasına geldi. Döner dönmez de, tarlaya inen kargaları kovalamaya başladılar. Öğle süresine doğru ikisi de fazla yorulmuştu. Bunun nedeni: Bir kez tarla epey büyüktü. Bir tarafa üç beş karga tohumları yiyecek uğruna gelseler Mustafa ile Makbule derhal koşuyorlar kargaları kovalıyorlardı. Aynı kargalar uçuyorlar, tarlanın diğeri tarafına iniyorlardı. Tarlanın bir başından bir başına koşup durmak onları yormuştu. İşin içerisine farklı kargalar da karışınca vaziyet iyice çekilmez hal almıştı. Öğle vakti bir köşede oturup yengesinin hazırladığı börekleri yerlerken Mustafa Makbule’ye meselesi kökünden halledecek bir formül bulduğunu söylemiş oldu ve şunları ilave etti: “ Makbule, kargaların bizlere oynadığı oyunun bilmiyorum bilincinde mısın? Hepimiz bu tarlaya döner dönmez toy olduğumuzu anladılar. Tatbik etmek istediğim formül epey bayağı. Tarlanın ortasında yer alan kulübenin içerisinden tarlayı enlemesine bölen bir çizgi çektiğimizi farz edelim. Bu çizgi tarlayı iki denk bölüme ayırır. Yukarı tarafta kalan parça birazcık eğilimli, burası benim olsun. Aşağı tarafta kalan parça dümdüz, burası da senin olsun. Hepimiz kendi bölgesindeki kargaların kovalanmasından mesul olacak. Şayet kendi bölgenin ortalarına yakın bir yerde durmaya itina gösterirsen sabahki halsizliğinin iki kat düştüğünü ayrım edeceksin. Şimdi mevzuyla alakalı bana sormak istediğin bir şey bulunur mı? “

“ Ne diyebilirim ki Mustafa Abi. Sen yapmamız gerekeni tam şekilde anlattın. Burada bana düşen misyon anlattıklarını noksansız şekilde uygulamamdır. “

“ Aferin sana Makbule. Senin benzer biçimde laf dinleyen, kavrayışı güçlü bir destek ile çalışmak benim uğruna şereftir. Bu muvaffakiyet bir tek benim değil, ikimizin performansı olacaktır. Şimdi birazcık çabuk edelim, böreklerimizi yiyelim de işe başlamış olalım. Bak kargalara, meydanı boş bulunca iyi mi da çoğalıverdiler. Bir ihtimal şimdilik tarlanın üzerinde uçmaktan farklı bir şey bitirdikleri yok fakat şayet çabuk etmezsek birer ikişer tarlaya inmeye başlayacaklarına inanırım. Dayıma, kargaların tarlanızdan sadece tohum yemelerine müsaade vermeyeceğim, diyerek laf vermiştim. “

Mustafa’nın kendi icadı olan formül başarıya ulaşmış oldu. Akşamüstü hava kararmaya başladığında kargalar geceyi dercetmek uğruna konaklama yerlerine giderlerken aç ve yorgundular. Çiftlikte yenen akşam yemeğinden sonrasında Makbule, o gün olanları ve kargaların mutsuz ve berbat bir halde gidişlerini anlatırken, odada bulunanlar kahkahalarla gülmekten kendilerini alamıyorlardı. Anası Zübeyde Kadın, “ Benim Mustafa’m fazla akıllıdır “ diyerek sarışın, mavi gözlü erkek çocuğunu gururla alnından öperken, Mustafa vakur halini asla bozmadan duruyor, bir tek gülümsemekle yetiniyordu.

Konu İle İlgili Kelimeler: atatürkün çocukluk anıları, atatürkün çocukluk anılarından biri, atatürkün karga kovalama anısı, atatürkün kısa çocukluk anıları, atatürkün çocukluk anısı



8 Yorum Yapılmış »

  • melek kada demiş ki:

    hiç beğenmedim iğrenç bir site

  • ezo demiş ki:

    bişi dicem bn bu siteyi itici buluyordum ve hala öle hiç bir gelişme olmamış sizin kafanız hiç şarz etmiyomu şimdiye kadar gördüşüm en kötü site

  • çocuk demiş ki:

    hiç beyenmedim siteyi güzel bişey yazamamışsınız :P

  • çocuk demiş ki:

    VE bayabi uzun :O :P

  • karadayı demiş ki:

    beğenmedim

  • |Apache|Lemos| demiş ki:

    heryerde aynısı ya

  • iğrenç demiş ki:

    ya iğrenç demeyin buna da emek harcanmış bence güzel ellerinize ssağlık.. ama tek bir hikaye değil 3,4 taneolsa daha iyiolurdu ama güz<el… teşekkürler…

  • kimene demiş ki:

    çok uzun yha uzun yazıcağınıza iki üç tane yazsaydınız daha iyi olurdu krdeşimin performans ödevi için

Durma Sende Bir Yorum Yaz Fikrini Paylaş !

Yorum ekleye bilir yada yazı için geri bildirim gönderebilirsiniz..Bu yazı için yorumlarına abone ol: subscribe to these comments RSS.

 

Copyright © 2011 ~ Bilgicik.net Tüm Hakları Saklıdır.
Sitemizde yayınlanmasını istemediğiniz bir yazı & içerik, reklam veya öneri, şikayet gibi konuları iletişim bölümümüzden bizlere yazabilirsiniz.
Reklam Gizlilik Politikası